Scroll Top
Bahçelievler Mah. Azerbaycan Cad. 25/5 Çankaya / ANKARA
0 312 213 15 51

TAZMİNAT HUKUKU KAPSAMINDA BAKICI GİDERİ

TAZMİNAT HUKUKU KAPSAMINDA BAKICI GİDERİ
BAKICI GİDERİ TANIMI, BAKICI GİDERİ TAZMİNATI

Bakıcı gideri, kişilerin hukuka aykırı fiil sonucu bedenen zarar görmesi halinde (trafik kazası, iş kazası, yaralanma vb.) tam olarak iyileşmesi için geçen sürede bir kimsenin yardımına ihtiyaç duyup duymadığı ve bunun parasal karşılığı olarak tanımlanabilir

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. Maddesinde Bedensel zararın ne olduğu düzenlenmiştir. İlgili düzenleme aşağıdaki gibidir:

“MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

  1. Tedavi giderleri.
  2. Kazanç kaybı.
  3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.” denilmek suretiyle, bedensel zarar halinde, zarar görenin talep edebileceği zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup, bedensel zarar sonucu doğan bakım ihtiyacı ve bunun için yapılacak giderin de madde kapsamında olduğu kabul edilmektedir.

Bununla birlikte çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ise “sürekli veya geçici iş göremezlik” olarak tanımlanmaktadır. Bu tür zararlara “kalıcı sakatlık” da denildiği gibi, Yargıtay kararlarında ve Adli Tıp Kurumu raporlarında “beden gücü kaybı” veya “çalışma gücü kaybı” ya da “meslekte kazanma gücü kaybı” da denilmektedir. Sürekli iş göremezlik durumu kendi içinde sürekli kısmi iş göremezlik ve sürekli tam iş göremezlik olarak ikiye ayrılmaktadır.

Sürekli kısmi iş göremezlik hâline giren kişi çalışmasını sürdürebilir ise de yaşıtlarına ve aynı durumda olanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir.

Sürekli tam iş göremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminat yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminata bakıcı giderleri de eklenecektir.

Alınan raporların sonucunda bedensel zarar gören işçinin geçici veya daimî şekilde bakıma muhtaç durumda olduğu ortaya çıkarsa, bedensel zarar gören işçi tarafından işveren aleyhine bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunulabilir.

Bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunabilmek için aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekir:

  • Kişinin hukuka aykırı bir fiil sonucu zarar görmesi(iş kazası,trafik kazası,yaralanma vb.)
  • Sağlık kurullarınca zarar gören kişinin geçici veya daimî şekilde bakıma muhtaç durumda olduğuna karar verilmesi,

gerekmektedir.

Bakıcı gideri tazminatı, uygulamada tedavi masrafları kapsamında değerlendirilmektedir. Bakıcı gideri tazminatında amaç, bedensel zarar gören işçinin veya kazazede kişinin hayatının geri kalanının bir kısmında veya tamamında bakıcıya muhtaç olması nedeniyle muhtaç olduğu süre boyunca bakıcıya yapacağı ödemelerin zarar veren kişiden peşinen istenmesidir. Bakıcı gideri tazminatının belirlenmesinde tarafların kusur oranı da önem arz etmektedir.

BAKICI GİDERİ TAZMİNATI HESAPLANMASI VE YETKİLİ MAHKEME

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55 ve 56. maddelerinde ölüm ve bedensel zararlarda tazminatın hesaplanmasına ilişkin temel ilkelere yer verilmiştir.

“MADDE 55- Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.

Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.

MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Şeklindedir.

Görüldüğü üzere Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinde tazminatın hesabında Türk Borçlar Kanunu’nun ve sorumluluk hukuku ilkelerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu durumda tazminat hesaplanırken Türk Borçlar Kanunu’nun 51. vd maddelerindeki hükümler ile diğer özel kanunların Türk Borçlar Kanunu’na aykırı olmayan hükümleri uygulanacaktır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde ise tazminatın belirlenmesinde nelerin indirim konusu yapılamayacağı açıkça ifade edilmiştir, Rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler indirime konu olamayacaktır. Ayrıca, ilgili Kanun hükmünün 1. fıkrasının son cümlesine göre de belirlenen tazminatın miktarı esas alınarak azlığı veya çokluğuna dayalı olarak hakkaniyet düşüncesi ile hesaplanan tazminat miktarı arttırılıp azaltılamayacaktır.

Türk Borçlar Kanunundaki bu düzenlemelerle birlikte, Hazine Müsteşarlığınca 14.05.2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 01.06.2015’te yürürlüğe giren “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları” kapsamında Genel Şartlar yürürlüğe girmeden önce bakıcı giderlerinin hesaplanmasında asgari net ücretin mi yoksa asgari brüt ücretin mi esas alınacağı hususu tartışmalı iken  yüksek mahkemelerin bakıcı giderinin hesabında brüt asgari ücretin esas alınması yönünde hüküm kurduğu görülmektedir.

Hesaplama yapılarken; uygulanan tedavinin şekli, maliyeti ve süresi gibi hususlarda bilirkişi raporu alınarak oluşan kanaate göre değerlendirme yapılmaktadır.

Bakıcı gideri tazminatı; zararı doğuran olay iş kazası ise İş Mahkemelerinde, trafik kazası olması durumunda Asliye Ticaret veya Asliye Hukuk Mahkemelerinde talep edilir. Yetkili mahkeme belirlenirken esas alınan noktalardan biri de zarar veren kişinin tacir olup olmaması, işçi,işveren ilişkisi, zarar gören ile zarar veren arasındaki temel ilişki veya haksız fiilin kaynağıdır

BAKICI GİDERİNE İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI
  1. Yargıtay HGK E.2018/927, K.2021/531 Sayılı Kararı

“… Bu durumda yukarıda yapılan açıklamalar ile somut olaya ilişkin maddi ve hukuki olgular bir arada değerlendirildiğinde; TBK’nın 51. ve 52. maddelerinde belirtilen durumların gerçekleşmesi hâlinde ancak hâkim tarafından tazminattan indirim yapılabileceği, ölüm nedeniyle uğranılan zararlarda ve bedensel zararlarda 55. madde ile açık biçimde hakkaniyet düşüncesiyle indirime gidilemeyeceği açıkça düzenlendiği dikkate alındığında zarar görenin aile bireylerinin zarar veren lehine sorumluluğu ve yükümlülüğü olmayacağı gibi zarar verenin sorumluluğunu haksız fiil failine hizmet eder şekilde aile bireylerine yüklemek de doğru değildir. Her ne kadar toplum aile içi bakım dayanışmasını ahlaki ödev olarak görse de bu durumun zarar sorumlusu lehine yorumlanması mümkün değildir. Bu nedenlerle Özel Dairenin aile içi bakım ve dayanışma nedeniyle bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasını belirten kararına karşı verilen direnme kararı yerindedir…”

  1. Yargıtay 4. HD E. 2021/5505, K. 2021/6939 Sayılı Kararı

“… Somut olayda; davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle, iyileşme sürecinde (geçici) bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, varsa bu ihtiyacın oranı ve süresi konusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın, bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir. Davaya konu kazada, davacının 6 aylık iyileşme süresi gerektirecek ve % 5 sürekli maluliyete yol açacak biçimde yaralandığı, alınan uzman doktor bilirkişi heyeti raporlarıyla saptanmıştır. İyileşme süresi ile yaralanmanın mahiyeti dikkate alındığında, davacının bakım ihtiyacının doğabileceği görülmektedir. Açıklanan nedenlerle; davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle duyacağı geçici süreli bakım ihtiyacı ve yapılacak bakıcı gideri ile yaralanması ve tedavisinin kapsamına göre yapması kaçınılmaz olan tedavi giderlerinin tespiti bakımından, adli tıp uzmanı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp, davacının bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi gideri (davalı trafik sigortacısının sorumluluğunda olduğundan) talepleri hakkında karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle karar verilmesi de doğru olmamıştır…”

SONUÇ

Bakıcı gideri tazminatı, uygulamada tedavi masrafları kapsamında değerlendirilmektedir. Bakıcı gideri tazminatında amaç, bedensel zarar gören işçinin veya kazazede kişinin hayatının geri kalanının bir kısmında veya tamamında bakıcıya muhtaç olması nedeniyle muhtaç olduğu süre boyunca bakıcıya yapacağı ödemelerin zarar veren kişiden peşinen istenmesidir.

Yüksek mahkeme kararlarında bakıcı giderinin talep edilmesi halinde kişinin bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitinin uzman bilirkişilerce yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bununla birlikte yüksek mahkeme kararlarında bakımın aile içi bakım ve dayanışma nedeniyle yapılması halinde bu durumun zarar gören aleyhine indirim sebebi yapılamayacağı da belirtilmiştir.

Bakım gideri tazminatı talebinin, hesaplanmasının detaylı ve karmaşık olmasından ötürü, bakım gideri tazminatı talep edecek kişilerin tazminat hukuku konusunda uzmanlaşmış avukattan hukuki yardım almasının yararına olacağı kanaatindeyiz.

Av. Arb. Çağlar Şaban ALTINYÜZÜK

bir yorum bırakın